Binalar yıkıldıktan sonra uygulamayı
vatandaşımız kendisi yapacak. Kendisi
satmak mı istiyor, satsın. Yapmak
istiyorsa, yapsın. Kat karşılığı vermek
istiyorsa versin. Her türlü tasarruf hakkı
oradaki parsel sahiplerinin.
Burada ikinci önemli husus, binada
hissedarların
Burada ikinci önemli husus, binada
hissedarların
tamamının muvafakatini aramıyoruz. Burada nitelikli çoğunluk yani üçte iki ço
ğunluk karar verdiği zaman diğer üçte bire diyoruz ki, siz de bu karara uymak
zorundasınız. Buradaki çoğunluğun menfaati ne ise sen de uyacaksın ama senin
mülkiyetine biz dokunmuyoruz. Anlaşanlar değerlendirsinler yerinizi, yapsınlar,
satsınlar siz de paranızı alın. Ama yok ona da katılmıyorsa o kabul etmeyen kişinin
hissesinin SPK’ya kayıtlı ekspertiz kuruluşları tarafından değerini tespit edeceğiz
ve açık artırma ile anlaşma sağlayan diğer hissedarlara satışa çıkaracağız. Eğer
üçte ikilik çoğunluk, bu üçte biri almazsa veya alamazsa o zaman biz devlet olarak,
onun ekspertiz değeri üzerinden parasını yatırıp, resen hazine adına tescil
edileceğiz. Üçte iki çoğunluğun yapmış olduğu anlaşmaya uyacağız. Diyeceğiz
ki ‘biz aldık ama sahibi sizsiniz. Bizim yerimizi de satın, bizim yerimizi de yapın,
değerlendirin, biz de paramızı alalım.’ Orada razı olmayan vatandaşın parasını da
vereceğiz. Burada önemli olan toplumun menfaatidir, her ne gerekçe ile olursa
olsun projenin yürütülmesine engel olmak isteyenlere izin vermeyeceğiz.
· Binamızın riskli olduğunu düşünüyoruz ama 3’te 2 çoğunluğu yakalayamıyoruz.







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder